| Bu yazıyı yazdır |
| Email ile gönder |
Kızıl Ağaçlar
![]() | |
Kuzey California'daki Kızıl Ormanları yirmibeş yıl önce görmeme karşın, ağaçların otuzbeş katlı bir gökdelenle aynı boyda olabileceğine pek olasılık vermiyordum. Benim yaptığım gibi çevrenizdeki yüksek binaların kaç katlı olduğunu siz de bir sayın. Yüz metre yüksekliğinde bir bina bulmanızın hiç de kolay olmadığının ayırdına siz de varacaksınız. Resmi olmayan verilere göre, Türkiye'de boyu yüz metreyi bulan yalnızca birkaç bina vardır.
Denizi çevreleyen bölgelerde yetişen ve bilimsel adları "Sequoria semperviren" olan kızıl ağaçların görkemini belirtebilmek için verdiğim bu ön bilgiden sonra sıra şimdi, bu ağaçların boy ölçülerini de vermeme geldi:
Kızıl ağaçların boyları, yüz metreyle yüzyirmi metre arasındadır. Tutunmak istercesine bir gizemle göğe doğru uzayıp giden bu ağaçların uzunluklarını gördüğümde, onların bu görkemi karşısında kendimi önemsiz bir varlık sanmamı engelleyemedim. Kızıl Ormanların görkeminden etkilenen yalnızca ben değilim elbette... "Ormanlarda imana gelir, özümüze döneriz" diyen ünlü düşünür ve şair Ralph Waldo Emerson'a bu dizeyi yazdıran duygu da, görkemli ağaçlardan oluşan bir ormanın etkisidir.
Dinozorlar döneminden buyana yüzaltmış milyon yılı aşkın bir süredir, kuzey yarımkürenin oldukça büyük bir bölümü, kızıl ağaçlarla kaplıydı. Oysa bugün yetişebildikleri tek yer olan Kuzey California'da, Pasifik Okyanusu kıyıları boyunca 725 km. uzunluğundaki dar bir şerit boyunca "sıkışıp kalmışlardır". Ortalama altı yüz yaşında olan bu ağaçlar, kimi zaman ikibin yaşına değin ayakta kalmayı da başarabilmektedirler. Bugün bilinen en yaşlı kızıl ağaç, ikibin iki yüz yaşındadır.
Kuzey California kıyıları, kızıl ağaçların yetişebilmesi için gerekli olan nemli ortamı, kışları yağışlı ve yazın sisli iklimiyle en iyi biçimde sağlamaktadır. Soğuk ve nemli Pasifik rüzgarları, ağaçları kuraklıkta bile nemli tutmaktadır. Özellikle yaz boyunca kalın bir sis tabakası ağaçların üzerini örtmekte, iklimin 10-15 C derecede olması ise, ağaçların sağlıklı olarak gelişmesini sağlamaktadır.
Genç ağaçlar güneş ışınlarını çekerek gölgede bile büyüyebilmektedirler. Güneş ışınları ve nemli toprak yardımıyla bir fidan bir yılda iki metre uzayabilmektedir. California kıyılarında 110 m. boyuna ulaşmış bir düzine ağaç bulunmaktadır. Ağaçlarda bulunan yüksek tanen oranı hastalıklara ve böceklere karşı güçlü bir koruma sağlamaktadır. 30 cm. kalınlığa ulaşan ağaç kabukları yangınlara karşı da dayanıklı olabilmeleriyle de ünlüdürler.
Kızıl ağaçlar, domates çekirdeği büyüklüğündeki tohumlardan ürerler. Bir ağaç yılda altı milyon tohum üretebilmektedir. Kızıl ağaçlar diğer ağaç türleri gibi yalnızca tohumdan üremezler. Düşen bir kızıl ağacın köklerinden ya da budanmış herhangi bir dalından yeni tomurcuklar elde etmek olanaklıdır. Bir ağaç yangın nedeniyle zarar görmüş olsa bile, daha gelişmemiş olan tomurcukları toprakla bütünleştikleri takdirde yavru fideler oluşur ve bu fideler zamanla sağlıklı bir ağaca dönüşürler.
Kızıl Ormanlarda ağaçların doğanın zorlu koşullarına karşı yaşam savaşı verebilmelerinin en önemli noktası ise bir bütün içerisinde olmalarıdır. Kızıl ağaçların gölgesinde yetişen çalılar, eğrelti otları, dikenler, mantarlar ve fundalıkların oluşturduğu yeşilin her tonunu bulabileceğiniz olağanüstü bir manzarayla karşılaşabilirsiniz. Kuruyan ya da çürüyen bitki ya da ağaçların hazin sonu, genç kızıl ağaçların yetişebilmesi için besleyici bir zemin hazırlamaktadır.
Kızıl ağaçın ayrıcalığı tartışılmaz bir gerçektir fakat diğer 20.000'den fazla sayıdaki ağaç türlerinin de kendine özgü özellikleri olduğunun ve her ne biçimde olursa olsun bizim varlığımız için yaşamsal önem taşıdıklarının ayırdında olmamız gerekmektedir. Gezegenimizin ekolojik dengesini de sağlayan ağaçlarımızı sevgiyle yetiştirdiğimiz takdirde bize gıda, kağıt, inşaat malzemeleri ve kereste sağlayarak teşekkürlerini sunan ağaçların değerleri ve insanlığa yararları küçümsenmeyecek denli çoktur.
Birleşmiş Milletler, insanların yaşadıkları ortama ve doğal çevrelerine daha çok ilgi göstermelerini sağlamak amacıyla 5 Haziran tarihinin "Dünya Çevre Günü" olarak kutlan masına karar vermiştir. Bu yıl ise "Dünya'ya Bir Şans Veriniz" sloganıyla, hasta dünyamızı iyileştirmek için hepimize görevler düştüğü vurgulanmaktadır. Bir fidan yetiştirmek, aşırı kağıt harcanmasını önlemek ve ormanlarımızı temiz tutmak gibi basit önlemlerle, gereksinimimiz olan yeşil ve temiz bir çevreye gelecekte kavuşmamız olasıdır. Yüz metre boyuna ulaşmış bir kızıl ağacın gölgesinde olduğunuzu düşleyin ve ruhunuzun derinliklerinde size verdiği huzuru duyumsamaya çalışın. Yanılmıyorsam, tüm dünyadaki ağaçları korumamız ve yeni fidanlar yetiştirmemiz gerektiği konusunda gerekli duyarlılığı siz de göstermeye başlayacaksınız. Aslında ormanlar olmasa yaşam sona ererdi... Mimar Frank Lloyd Wright'ın da söylediği gibi "Yeryüzündeki en iyi dostlarımız ağaçlardır."
Cheryl Tanrıverdi - Bütün Dünya
|

